26 Aralık 2009 Cumartesi

Tartışma: Döl Tadı.







Dün 2 haftadır çıktığım erkek arkadaşımla ilk kez yalnız kalabildik. Beni çok güldüren bu çocuğun adına şimdilik M. diyelim. M. nin sıkı takipçisi olduğu Nip Tuck dizisine başladım yakın zamanda ve güzel ve izlemeye değer bir dizi olduğuna karar verdim. M. odama gelince, oda arkadaşım çoktan çıkmıştı eve gitmek üzere ve ben Nip Tuck izliyordum. Koltukta yanıma oturdu, öpüştük koklaştık ve dizimin 20 dk. sı kaldığını, dizi bitince yemeğe çıkabileceğimizi söyledim. Tabi ben de izlerim hem tekrar olur dedi ve diziyi kaldığı yerden devam ettirmeye başladım. İzleyen bilir, dizideki karakterlerden biri bir bakım merkezimsi bir fasilite açıyor ve orada cilt kremi üretiyor. Cilt kreminin içinde ise bildiğimiz insan spermi var. Yani bildiğimiz döl. Dölün cilde iyi geldiğini, bu kremlerin çok tuttuğunu vs. söylüyor dizideki karakter. Ben altyazıda bunu okuyunca aniden M. ye döndüm ve bunun doğru olup olmadığını sordum. O da bilmiyorum ya ben bu bölümü hatırladım şimdi çok iyiydi diyor. Merakla izlemeye devam ediyoruz. Sonra diziyi durdurdum ve bunu internetten araştırmayı önerdim. Peki dedi M. Açtım bir sayfa ve birkaç kelime yazarak aradım. Bunun bilimsel bir açıklamasını bulamadım ama döl tadı ile ilgili tartışma sayfaları buldum bir kaç tane. Sonra bu sayfalara girdim ve okumaya başladım. M. de haliyle şaşkın bir şekilde beni izledi. Bir makale okuduktan sonra " Aa son 12 saatte ananas suyu içtiysen tadı şekerli oluyomuş M. ne ilginç " dedim ve " sen içtinmi son 12 saatte ananas suyu? " diye ekledim gülerek. " O da yoo, içtiysem bakıcakmıydın ki tadına " dedi ve gülmeye başladık. M. nin en sevdiğim özelliği bu açık sözlülüğü aslında. Herneyse, ben de " Bilmem " diyerek gözlerimi yuvarladım. O da " Kayısı suyu içtim o kurtarır mı " dedi tekrar esprili bir şekilde. " Kurtarsın mı? " diye sordum bu sefer gülmeyerek. " Bilmem ki, istiyor musun? " dedi. Kafamı sallayarak cevap verdim. " O zaman kalk ve kapıyı kitle " dedi. Dediğini yaptım. Geri gelince iki bacağını açmıştı koltukta oturarak. Arasına geçtim ve dizlerimin üstüne çöktüm. Dudaklarımdan öptü bir kez, sonra da pantalonunu çıkardı. Boxerını dişlerimle çıkarmamı istedi. İstediğini yaptım tekrar. Aleti gözlerimin önündeydi. Büyülenerek baktım, çünkü 7 ay önce eski sevgilim benden ayrıldığından itibaren hiç erkek organı görmemiştim. Elimle tutup oynamaya başladım. Biraz oynadıktan sonra eski sevgiliminki kadar uzun olmadığını, ama daha kalın olduğunu farkettim ama tabi ki bunu ona söylemedim. " Hadi " dedi ve ağzıma almamı söyledi. Gülümsedim, ağzımı açtım ve ağzımı doldurmasına izin verdim. Odama gelmeden önce yıkandığı için çok güzeldi tadı. Tertemizdi ve şampuan kokuyordu. Ağzımı doldurup boşaltırken M. nin kalın sikiyle o da saçlarımı okşadı. Biraz dilimle oynadım, başında ve gövdesinde gezdirdim dilimi. Aslında bu tarz hareketleri yapmaktan kaçınmalıydım, çünkü daha önce bir kaç kere yaptığımı öğrenmesini ya da farketmesini istemiyordum ama anın büyüsüne kapıldığım için de durduramıyordum kendimi. Bu kısımları çok detaylı anlatmak istemiyorum çünkü bu yazının amacı tam olarak bunlardan bahsetmek değil, devam ederken boğazıma kadar almamı söyledi M. denedim ve yapamadım. Tekrar denememi söyledi, tekrar yapamadım ve midem bulanırsa duracağımı söyledim. Benim yalamama izin verdi ve devam ettim. Aletinin daha da sertleştiğini farkettim ve bir şeyler olacağını anladım. İyice hızlandım, sürekli ağzıma sokup çıkartıyordum ve tam o kasılma anında ağzımın derinlerine kadar soktum ve dilimle başına darbeler indirdim. Bir kaç saniye sonra dilim sıcak bir sıvıyla ıslandı. Başını emmeye ve sıvının hepsini almaya başladım. Ağzımda biriken sıcak dölü ise yuttum bir anda. Yuttukten sonra " Mmmm. " diye bir ses çıkardım, M. ise soluklandıktan sonra " Nasıl, güzelmiymiş" dedi. " Evet, hayatım. " dedim ve dişlerimi fırçaladıktan sonra yemeğe gittik.


Şimdi bunu anlatmamın amacı biraz blogun teması içinde kalmak, biraz da bayan okuyucuları cevaplayacağı soruya hazırlamaktı. Soru çok basit: " Erkek dölünün tadı hakkında ne düşünüyorunuz? "

Benim cevabım şudur ki, aslında çok da güzel bir şey değil. Bunun yanında enginar da çok güzel tadı olan bir yemek değil, ama yiyiyoruz. Yani benim için sorun yok. Eğer partnerim isterse seve seve yutarım dölünü. Ama yutmazsam da birşey kaybetmem. Tadı çikolata gibi falan olsaydı o zaman yutmadan da bırakmazdım :)

12 Aralık 2009 Cumartesi

Ufak bir not.

Az önce bir avatar koydum, resimdeki hatunun göğüsleri çok güzel gözüküyor kanaatimce, ama sayın okuyucular malesef o ben değilim. Hiç bir şekilde kendi resmimi buraya koymayı düşünmüyorum. Şimdilik yorumları kısıtlamadım. Yani üye olmadan yorum yapabilecek herkes. Bunu her türlü okuyucunun yorumlarını merak ettiğim için yaptım. İleride üyelik kısıtlaması koyacağım ve eminim güzel bir ortam oluşacaktır aramızda.

Bu arada hikayeler için yorum bekliyor olacağım. Ayrıca hikayelere, konuyla alakalı/alakasız resimler eklemeye karar verdim, daha güzel durduğunu düşünüyorum. Resimlerin bazılarını porno sitelerden alıyorum haliyle, bir tabu daha yıkayım giderayak: Evet, kızlar da porno izler :)

#3. Bir Genç Kızın Ağzından..


Tekrar merhaba okuyucular, şimdi size 18 yaşında benim gibi hormonları fazla çalışan ve cinsel kimliğini keşfeden bir genç kızın gününü anlatacağım. Güneş ışığı..Sabah olmuş olmalı. Cep telefonuma bakıyorum, saat 09.12. Yataktan kalkıyorum. Aynaya bakıyorum. Saçım başım dağılmış. Sabahları duşa girmek çok zor geliyor olsa da artık alıştım. Banyoya gidip yüzümü yıkıyorum ve t-shirtimi çıkarıp beyaz sütyenimi geçiriyorum göğüslerime. Gece yatarken sütyensiz yatmak daha çok hoşuma gider. Önce mutfağa doğru yürüyorum, babam annem ve kardeşim kahvaltı yapıyor. Rejim yaptığım için onlar gibi ekmekli ballı kahvaltı yapmamalıyım. Günaydın dedikten sonra meyvelerin olduğu kaseye yöneliyorum. Bir kırmızı elma alıyorum, sert ve küçük olanlardan. Sonra elim elmanın yanındaki muza gidiyor. Onu da alıyorum. Mutfaktan çıkarken annemin kızım kahvaltını yap bağırışlarını duymamazlıktan geliyorum. Odama girip kapımı kapayıp, bilgisayarımı açıyorum. Ders programıma bakıyorum. İlk dersim 2 saat sonra. Acele etmeme gerek yok, güzel. Facebook' uma bakıyorum. Sıkıcı. Telefonuma bir mesaj geliyor. Komidinime gidip bakıyorum. Ekinden gelmiş. Benimle aynı okulda okuyan ve apaçık bir şekilde benden hoşlanan arkadaşım Ekin. Mesajda " Derse gelicek misn? " yazıyor. " Evet orda görüşürüz :) " yazıp cevaplıyorum. Sevdiğim şarkılardan birini açıp elmamı yiyiyorum. Sıra da muzda. Muz diri ve kalın. Çürük değil, bembeyaz. Elimi muzun üstünde gezdirdikçe içimi garip bir his sarıyor. Parmaklarımla muzu sarıp okşamaya başlıyorum. Yavaşça muzun kabuğunu soyuyorum ve ağzımı açıp içine yerleştiriyorum. Mmmm. Acaba Ekin'in aleti bu muz kadar kalın mıdır, merak ediyorum. Gözlerimi kapayıp muzu yalamaya başlıyorum. Ne kadar alabileceğimi merak ediyorum ağzıma. Bir nokta belirliyorum ve oraya kadar gelmeye çalışıyorum. Yavaş yavaş ağzıma sokup çıkarıyorum. O noktaya ulaşınca biraz daha ileride bir nokta seçiyorum. Tekrar deniyorum. Evet, yapabiliyorum. Bu sefer iyice ileride bir nokta seçiyorum kendime. Muzu iyice ağzıma daldırıyorum. Boğazıma değdiğini hissediyorum. O noktaya gelemiyorum. Tekrar alıyorum. Az daha gelecek oluyorum. İçimi çok garip bir heyecan kaplıyor. Bir süre sonra, bir muza oral seks yaptığımı farkedip kendime geliyorum ve az önce yaladığım muzu yiyip duşa girmek üzere banyoya giriyorum. Beyaz t-shirtimi çıkarıp yere atıyorum. Ardından pijama altımı çıkarıyorum, t-shirtin yanına savuruyorum. Üstümdeki beyaz sütyeni çıkarıp göğüslerimi serbest bırakıyorum. Sonra da altımdaki siyah tangayı yavaşça çıkarıyorum. Çıplak vücuduma aynada biraz baktıktan sonra duşa giriyorum. Suyu açıyorum ve aniden kafamdan aşağı dökülmeye başlıyor soğuk su. Soğuk suyla duş almaya bayılırım. Soğuk suyun etkisiyle göğüs uçlarım sertleşiyor. Gözlerimi kapatıyorum ve bu duşta tek olmadığımı farzediyorum. Anlık görüntüler geliyor zihnime. Yapmamalıyım, bunları düşünmemeliyim. Düzgün bir kız bunları düşünmez. Elime şampuanı boşaltıp saçıma sürüyorum, yıkıyorum. Ardından sabunu life sürüyorum ve lifi vücudumda gezdirmeye başlıyorum. Lifin göğüs uçlarımın üstünden geçerken yarattığı his inanılmaz. Göğüslerimi lifliyorum ama yetmiyor. Elimi de işin içine katıyorum ve göğüslerimi avuçlamaya başlıyorum. Çok hoşuma gidiyor bu. Daha sonra lifi daha aşağılara getiriyorum. Bacaklarımın arasını temizlemek için daldırıyorum lifi. Kaşır gibi hızlı hızlı lifliyorum amımı. Sonra kenardaki pembe jiletimi alıyorum ve amımı tıraş etmeye başlıyorum. Pürüzsüz bir hale getirdikten sonra suyu açıyorum ve gözlerimi kapatıp suyun beni temizlemesini bekliyorum. Gözlerimi kapatınca aynı görüntüler tekrar geliyor gözümün önüne. Az önceki muz, bir erkeğin aleti de olabilirdi. Herhangi bir erkeğin. Belki okulda bir öğretmenin, beni bir arkadaşımın, belki bir kız arkadaşımın babasının, belki bir taksicinin, belki sitedeki güvenliğin, belki Ekin'in... Bir aleti ağzıma aldığımı düşündükçe azıyorm. Sol elim yavaşça aşağı indi ve okşamaya başladı pürüzsüz amımı. Sağ elim ise göğüslerimden birini okşuyor. Hem göğsümü hem de amımı okşuyorum. Yukarıdan gelen duş epey ses yaratsa da iniltilerimi kontrol etmeliyim, çünkü çok ses çıkardığımı daha önce kardeşimin beni yakalamasından biliyorum. Devam ediyorum kendime dokunmaya. Gözlerimi kapatıyorum sımsıkı. Görüntüler. Görüntüleri işimi kolaylaştırıyor. Azıyorum. İstiyorum. Herşeyi yapmaya hazırım şuan. Doruğa yaklaşıyorum. Gelmek üzereyim. Derken babamın kapıya vurması ve duyduğum " Başak! Kızım ben çıkıyorum seni de bırakayım istersen. " sesi her şeyi mahvediyor. Duruyorum. " Hayır baba ben kendim giderim, sağol " diye cevaplıyorum. Nefes nefese bir şekilde bekliyorum suyun altında. Dağılan konsantremi toplamam çok uzun sürer, derse geç kalırım diyip söylenerek çıkıyorum duştan. Saçıma bir saç havlusu, vücuduma ise bir vücut havlusu sarıp çıkıyorum duştan. Kardeşim karşımda. Benden 2 yaş küçük bu oğlan acaba beni istiyor mudur. Ablasına nasıl bakıyordur. Bunları merak ediyorum ama cevabını duymaya korkuyorum. Hiç bir şey demeden devam edip odama giriyorum. Kapımı kapatıyorum. Havluyla vücudumu kuruladıktan sonra çekmecemi açıyorum. Yeni aldığım dantelli siyah sütyeni çekiyorum ve giyiyorum. Siyah saçlarımla iyi uyuşacağını düşündüğüm için almıştım geçen hafta. Altına ise dantelli transparan siyah tangamı giyiyorum. Bunları aldığımı öğrenince annemin vereceği tepki beni güldürüyor. Onaylacağını sanmam, ama umrumda da değil pek. Üstüme beyaz bir askılı giyiyorum. Altıma düşük bel kot pantalonumu geçiriyorum ve ayna karşısında tangamın ne kadar gözüktüğünü kontrol ediyorum. Çamaşırımın tanga ve transparan olduğunu belli edecek kadar gözüküyor, bu hoşuma gidiyor. Saçlarımı kurutmak için banyoya geri gidiyorum. Saçlarımı kurutuyorum, tarıyorum ve fön makinasıyla fön çekip düzleştiriyorum. Düz siyah saçlarım omzuma inecek kadar uzunlukta. Saate bakıyorum. Çıkmam gerek. Odama gidip çantamı, cep telefonumu ve araba anahtarını alıp, askılımı iyice yukarı çekip annemle vedalaşıp evden çıkıyorum. Otoparka inerken tekrar askılımın ön kısmını aşağı çekip sütyenimin gözükmesini sağlıyorum. Babamın, okulumu burslu kazandığım için aldığı beyaz Audi A3 arabama yaklaşıyorum, kapısını açıyorum ve içine oturuyorum. Emniyet kemerimi, göğüslerimi ortalayacak ve gözükmelerini sağlayacak şekilde takıyorum. Siteden çıkarken güvenlik iyice yavaşlıyorum, güvenlik görevlisinin göğüslerime iyice baktığına emin olduktan sonra çıkıyorum. 20 dakikalık bir yolculuktan sonra okuluma varıyorum. Okuldan girerken ki güvenliklerin de sitedekiler kadar dikkatli olup göğüslerimi farketmesi hoşuma gidiyor. Dersimin olduğu binaya parkedip, içeri giriyorum. Sınıfımı buluyorum ve aceleyle Ekin' in yanına oturuyorum. Geç kalmadım, harika. Ekin naber diyip öpüyor yanağımı. Ben de karşılık veriyorum. 1 saat boyunca ders dinleyip sıkılıyoruz birlikte. Ders bitince yemek yemeyi teklif ediyor Ekin. Kabul ediyorum hemen. Odasına gidiyoruz birlikte. Yolda kafamdan bir sürü düşünce geçiyor. Ağzıma girmesini istediğim şey aslında yemek değil, ama Ekin bunu düşünemez. O iyi çocuklardan. Belki yeterince cesaretlendirirsem.. diye düşünüyorum. Odasına varınca içeri kendimi atıyorum. Yemek söylemek için bilgisayarını açıyor Ekin, ben de yerdeki büyük minderde oturuyorum. Yemek söylüyoruz. O sandviç ben salata söylüyorum. Ardından Ekin güzel bir müzik açıp yanıma oturuyor. Ve aniden kapı açılıyor. Gelen Ekin' in oda arkadaşı Ali. Sürekli küfreden, kirli sakalı olan, esmer ve iri bir çocuk Ali. Selamlaşıyoruz ve Aliyle muhabbet kurmak için " Biz hemen şimdi yemek söyledik Ali, sen de yemek istermiydin? " diye soruyorum. Belki Ali' ye yakınlaşmam Ekin' inde hamle yapmasına neden olur. " Hayır yavrum sağol " diyor Ali. Yeni tanıştığı biriyle böyle konuşması hoşuma gidiyor açıkçası. Doğal geliyor bana. Daha sonra " Çok uykum var ya. " diyip başımı ekinin omzuna yaslıyorum ve minderde yayılmış bir şekilde yatıyoruz. Eminim Ekin durduğu noktadan göğüslerimi rahatça görebiliyordur, yine de body mi çekiştirir gibi yapıp daha da açıyorum.Gözlerimi kapatıyorum ve Ekin' in kalbinin sesini dinliyorum. Gözlerimi Ekin' in yüzüne dikiyorum. Kızarmış. Heyecanlandı demek. Acaba aleti sertleşmiş midir. Bunu merak ediyorum ve görmek istiyorum. Esner gibi yapıp kollarımı açıyorum ve bacaklarının arasına koyuyorum. Bir şey hissedemiyorum, ya sertleşmemiş ya da çok küçük. Son hareketim Ekin' i iyice utandırıyor ve hızlıca minderden " Ah Başak bak sana çok komik bir video izleticem " diyip kalkıyor ve bilgisayarının başına geçiyor. Derin bir iç çekip kalkıyorum ve bilgisayara bakıyorum. Ekranın yansımasından Ali' nin arkadan bize baktığını farkettiğim gibi içgüdüsel bir şekilde eğilip pantalonumun daha da düşmesine ve Ali' ye tangamı sergilemeye başlıyorum. Elimi Ekin' in omzuna atıyorum ve yanağımı yanağına dayıyorum. Bir yandan da Ekin' in hayvan, kaba ve kasıntı oda arkadaşına domalıyorum. Bir süre böyle muhabbet ettikten sonra telefon çalıyor ve yemeğin geldiğinin haberi geliyor. Ekin odadan çıktığı an Ali benden telefon numaramı istiyor, ben de seve seve veriyorum. Beni çaldırıyor, ve birbirimizi kaydediyoruz. Sonra Ali' ye yaklaşıyorum ve oynadığı futbol oynunu izliyorum. Elimi omzuna koyuyorum ve hafifçe masaj yapmaya başlıyorum. Gözlerimi bilgisayardan Ali' nin şortuna indirince ise bacaklarının arasındaki devasa canavarı görüyorum. Yutkunuyorum. Kocaman adeta. Biraz daha bakarken kapı açılıyor ve Ekin geliyor. Ellerimi Ali' nin omuzlarından çekiyorum ve mindere oturup Ekin' in yemeklerimizi getirmesini bekliyorum. Biz paketleri açarken Ali' nin telefonu çalıyor ve yemek almak için aşağı iniyor. Ekin yanıma oturuyor. Salatamı açıyorum, ve yemeye başlıyorum. Ekin de sandviçini yemeye başlıyor. Ardından Ali geliyor, sandalyesine oturuyor. Buraya gelsene Ali ya diyorum ve Ekin' e iyice yaklaşıp Ali' ye yer açıyorum. İkisinin arasında sıkışmış bir şekilde oturup salatamı yiyorum. Yanlışlıkla bir mısır göğüslerimin arasında düşüyor. Ekin de Ali' de bunu farkediyor ve üçümü gülmeye başlıyoruz. Salatamı bırakıyorum ve elimi göğüslerime sokup mısırı arıyor gibi yapıp göğsümü arıyorum. Buna ikisi de şaşırıyor. Bildikleri kızlardan değilim, onların da hoşuna gidiyor, Ekin bunu göstermekte çekingen olsa da, Ali' nin yüzündeki gülümsemeden hoşuna gittiği belli. Çok abartmamış olmak için yeterince eğlendikten sonra elimle mısır tanesini çıkarıyorum. Salatamı bitirince etrafıma bakınıyorum. Ali, elindeki dürümü gösterip " Başak doymadıysan benimkini yiyebilirsin. " diyor. Bu kelime oyunu hoşuma gidiyor ve Ali' nin gözlerinin tam içine bakıp " Seninkini yiyemem ya çok büyük Ali. " diyorum ve Ali' ye anlamlı bir şekilde gülümseyerek tuvalete gidip elimi yıkıyorum. Sonra arkamdan Ekin tuvalete giriyor ve elini yıkıyor, " Hadi Başak derse geç kalıcaz " diyerek ayakkabılarını giyiyor. Ben de ayakkabılarımı giyiyorum, çantamı alıyorum ve çıkıyoruz. Yolda " Of ya cüzdanımı unutmuşum, hemen odaya dönüp alıyım " diyorum Ekin' e. Ekin de benimle gelme konusunda ısrar ediyor ancak ikna ediyorum. O derse giderken benim de az sonra ona katılacağımı sanıyor. Odaya dönüyorum, direk kapıyı açıp giriyorum. Ali üstünü çıkarmış bir şekilde oyununa devam ediyor. Beni görünce şaşırıyor. İçeri giriyorum, kapıyı kapatıyorum." Ya ben küpemi düşürmüşüm de " diyip odanın ortasında domalıp olmayan bir küpeyi arıyorum. " Yardım edeyim sana " diyerek arkama yapışıyor ve belimden kavrıyor beni Ali. Hayvani büyüklükteki aletini hissediyorum arkamda. Heyecanlanmış olsam da korkuyorum bir anda ve " Burada değil herhalde ya " diyerek ayağa kalkıyorum. Tam odadan çıkacakken Ali beni tutuyor ve duvara yapıştırıp " Bide buraya bak istersen Başak " diyerek şortunu indiriyor. Gördüğüm şeye inanamıyorum. Kalın ve uzun, kara renkli bir penis karşımda duruyor. Bileklerimi duvara bastıran Ali' nin gözlerinin içine yalvarırcasına bakıyorum. Gözlerim doluyor. " İstediğini biliyorum Başak, ben o köpek yavrusu Ekin' e benzemem, böyle dolaşırsan ortalıkta sana istediğini veririm, ama benim istediğim şekilde. " diyor. İstediğimin bu olup olmadığına emin değilim. Bu şekilde olmamalı en azından. Biraz çırpınıyorum. Nafile. Çok güçlü. Hayvan gibi. Herşeyiyle tam bir hayvan Ali. Bu hayvanı sakinleştirmenin bir yolunu bulmalıyım. Ellerini göğüslerime atıp sabah duştayken benim yaptığımı şimdi kendisi yapıyor göğüslerime. Body mi çıkarıyor üstümden. Duvara daha da sert itiyor beni. Bileklerim kızarıyor sertçe kavranmaktan. Pantalonumun düğmelerine yöneliyor şimdi hayvan. Açıyor ve çıkarıyor. Karşısında dantelli sütyenim ve transparan siyah çamaşır takımımla duruyorum. " Ali yapma nolur, bakireyim. " diyorum. Durumun ironikliğinin ben de farkındayım. Bu tavırlarla, bu çamaşırlarla istediğim her halimden belli. Ama bu şekilde olmaz. İlk seferimi bu şekilde yaşamak istemiyorum. Ali göğüslerimi öpmeye başlıyor ve sütyenimi çıkarıp göğüs uçlarımı yalıyor. Bileklerimi bırakmıyor bu sırada. Beni bir köpek gibi kavrıyor. Evcil bir hayvanıyım adeta onun. Sonra dudaklarımı öpüyor. Sakalları yüzümü acıtıyor. Omuzlarıma basarak beni dizlerimin üstüne indiriyor. Saçımı tutup kavrıyor, diğer eliyle de devasa aletini tutup suratıma vuruyor. Kırbaç gibi beni sikiyle dövüyor. Yanaklarıma değdiriyor sürekli aletini. Sonra ağzımı tutuyor ve bastırarak balık gibi olmasını sağlıyor. Sonra da aletini tutup ağzıma yönlendiriyor ve sokuyor. Karşımda Ali' nin kıllı göbeği, devasa siki ve topları duruyor. Gözümü kapatıyorum. Sabahki muzu düşünüyorum. Ali: " Hadi lan yalasana kaşar! " diyor. Aklıma bir fikir geliyor. Bir kadının zekasının ne kadar korkutucu olduğunu tekrar farkediyorum ve planımı uyguluyorum. " Ah tamam, çok büyük bu Ali, harika. " diyorum. Ali şaşırıyor. Bir elimle aletini kavrayıp diğeriyle bacağını tutuyorum ve yalamaya başlıyorum. Ağzıma sokup çıkarıyorum sürekli. Gözlerimi açmıyorum hiç, bu canavarın değil de çekingen flörtüm Ekin' in olduğunu düşünüyorum bu sopanın. Pornolarda gördüğüm şekilde yalıyorum Ali' nin sikini. Sonra iyice hızlanıyorum. Ali' nin gözleri kayıyor. Beni sikmemesi için tek şansım, onu şimdi boşaltmak. Yoksa çok geç olacak. İyice hızlanıyorum. Yalıyorum ve emiyorum. Ali'nin vücudu kasılıyor, saçımı iyice çekiyor ama durmamalıyım, durmam için başımı tutmaya çalışıyor ama devam ediyorum ve onu bitiriyorum. Ağzımın içini dölüyle dolduruyor ve rahatlama sesleriyle sandalyesine yığılıyor. Ben de ağzımdaki sıvının tümünü yutuyorum ve çantamı alıp oradan hemen çıkıyorum. Sınıfa gidince Ekin' in yanına oturuyorum ve " Nerede kaldın Başak ya? " sorusuna, " yolda bir arkadaşı gördüm de konuştuk biraz. " diye cevap veriyorum.

#2. Kuzenlerim Ben Uyurken..




Oldum olası misafirlerden nefret etmişimdir. Evimiz büyük ve geniş olduğu için Istanbul' a yolu düşen tüm akrabalarımız bizde konaklar. Bu olayın olduğu gün ise Ankara' dan iki amcam bize gelmişti. Akşam topluca maçı izleyecektik ve gece bizde kalacaklardı. Geldikten sonra birkaç saat dinlendiler ve ardından akşam yemeğini yemek için toplandık. Sofrada ben, Annem, Babam, Amcam, Eşi, Büyük Amcam, onun eşi ve kuzenlerim Can ve Cem bulunuyordu. Büyük amcamı 2 yıl önce yani 14 yaşındayken görmüştüm, küçük amcamı ise daha bu yazın başında görmüştüm. Eskiden iki amcam da İstanbul' da otururken sürekli görüşürdük, neredeyse her maç bizde izlenirdi ve kuzenlerim Can ve Cem le oyunlar oynardık. Şimdi ben 18, onlar ise 19 ve 20 yaşlarındalar. Eskiden oynadığımız evcilik oyunlarında hep beni sahiplenmeye çalışırlardı ve benim için birbirleriyle kavga ederlerdi. Bu çok hoşuma giderdi. Ancak şimdi 2 yıldır görmediğim kuzenlerim eski masum çocuklardan çok farklıydı. Yemek yerken yengem ne kadar güzelleşmişsin Başak' cım dedi. Ardından hemen Cem evet ya Başak büyümüşsün epey dedi bir an göğüslerime bakarak. Ben de utanarak gülümsedim. Yemek bitince Anneme yardım etmek için mutfağa gittim. Sofrayı topladıktan sonra Babam benden çerez ve viski getirmemi istedi maça kadar muhabbet edeceklerini söyleyerek. Babamın istediklerini getirdim ve amcalarma servis yaptım sonra da odama çekildim. Mor pijamalarımı giydim ve sütyenimi çıkardım. Kitabımı alıp yatağa uzandım ve okumaya başladım. 5-10 sayfa okumuştum ki kapı açıldı. Gelen Cem' di. Naber dedi ve yanıma oturdu. İyiyim Cem sen nasılsın dedim. İyidir işte dedi. Sen izlemeyecek misin maçı dedi. Hayır ben sevmem bilirsin dedim ve güldüm. Evet eskiden de hep babamlar maçı izlerken senle ben burada evcilik oynardık, Can da maçı izlerdi dedi. Evet ne güzel günlerdi küçücüktük dedim ve ikimizde gülerken kapı tekrar açıldı. Bu sefer Can gelmişti. Cem döndü ve hah sen de geldin ben de tam Başakla eskiden nasıl evcilik oynadığımızı konuşuyoduk dedi. Aah evet ben de hatırladım hep Başak karı, ben onun kocası sen de çocuğumuz olurdun dedi. Cem hemen hayır lan yanlış hatırlıyosun kocası bendim diyerek çıkıştı. Oğlum saçmalama ben senden büyüğüm dedi Can ve tartışmaya başladılar. Ben ise yanlarında yatağıma uzanmış bir şekilde kazık kadar iki kuzenimin benim için kavga etmelerine gülüyordum. Neyse artık maç başlamak üzere kaçırmayın dedim kuzenlerime. Aa sen izlemeyecek misin dediler. Yok ya ben pek sevmem bilirsin Cem dedim. Evet de gel izle ya falan dediler ve ısrar ettiler. Sevmediğimi tekrar söyleyince daha fazla direnmediler ve içeri gittiler, ben de kitabımı bırakıp uykuya daldım. ---------------------------- Göğsümde bir el hissettim. Rüya olmalıydı. Sütyenim olmadığı için kolayca hissedebiliyordum bu eli. Çok güzel bir rüyaydı. Yavaşça göğüs uçlarım sertleşmeye başladı. Gözlerimi açmıyordum rüya bitmesin diye. El yavaşça diğer göğüs ucuma geçti. Göğüs ucumun etrafında daireler çizerek beni tahrik ediyordu. Nefes alıp verme hızım artmıştı. Daha fazla azamayacağımı düşünürken boştaki göğsümü kavradı bir el. İki göğsümün de avuçlandığı harika bir rüya görüyordum. Sonra soğuk hissettim. Battaniyem açılmıştı sanki. Düzeltmek istemedim, rüyamı bozardı. Göğüslerimi okşarken bu iki el, yavaşça inledim. İnanılmaz bir zevkti bu. Bacaklarımın arasının ıslandığını hissettim. Göğüslerimi okşayan bu adam kimdi acaba, rüyalarıma giren bu prens kimdi. Derken bir anda şimdiye kadar kimsenin dokunmadığı yere bir anda bir el girdi. Bacaklarımın arasını sertçe okşamaya başladı bu üçüncü el. Zevkten titriyordum ve bu rüya ben boşalmadan bitmesin istiyordum. " Cem oğlum deli gibi ıslanmıış şuraya bak zevk alıyo demekki. " diye bir cümle duydum. Şaşırdım. Rüyama Cem mi girmişti? Anlam veremedim. " Bakayım...Of evet çok iyi ya." Diye bir cevap cümlesi geldi. Tekrar şaşırdım. Kafam karışmıştı. Vücudumda gezinen eller hızlandı ve sertleşti. Göğüslerimi daha sert avuçluyor, amımı iyice derinlere kadar okşuyordu. Bu harika rüya bitmesin diye gözlerimi sımsıkı kapattım ve açmamaya devam ettim. Acaba bu rüyanın devamında, pornolarda izlediğim şekilde beni becerecek miydi bu üç elin sahibi canlı. " Oğlum Can biri gelmesin bak nasıl açıklarız ? " " Ya Cem mal mal konuşma uyandıracaksın kızı! " cümlelerini duyunca herşey yerine oturdu. Bu gördüğüm rüya değildi, kuzenlerim beni, uyuduğumu sanıp taciz ediyordu ve işin garibi bu inanılmaz hoşuma gidiyordu. Daha önce sadece benim okşadığım yerleri şuan iki erkek okşuyordu. Uyandığımı anlamamaları için inlemelerimi azaltmaya çalıştım ama nafile. Çok zevk alıyordum. Uyanırsam belki de ikisi de utanacaktı ve duracaktı. Ya da devam edeceklerdi. Ama nasıl bir insan kuzenleri tarafından delice sikilmek ister ki? Uyurken taciz ediliyordum ve elimde değildi, ama uyanıp onları onaylarsam sapık olurdum bu yüzden böylesi daha iyiydi. Sağ göğsümdeki el durdu ve pijamamın içine sokarak elini bu sefer çıplak göğsümü avuçlamaya başladı. " Oğlum sütyen giymemiş harika şunlara bak! " dedi Cem. Ve sonra sol göğsümdeki el de içeri girerek avuçladı çıplak göğsümü. Deli gibi bağırmak istiyordum ama yapamazdım. Derken bir fermuar sesi duydum ve yanağıma sert bir şey çarptı. Ne olduğunu anlayamadım. " Napıyosun lan manyakmısın " dedi Cem, Cana. " Kanka dayanamayacağım yalatıcam." dedi Can. " Saçmalama kesin uyanır Amcama vurdurtcakmısın lan bizi gerizekalı " dedi Cem. Can onu dinlemeyerek aletini eliyle yönlendirip dudaklarıma deydirdi. Çok sıcaktı. Biraz ileri doğru itince ben de hep bir erkeğin aletini yalamanın nasıl olduğunu merak ettiğim için yavaşça ağzımı açtım, aslında itmesinin etkisiymiş gibi ve içeri doğru sokmasına izin verdim. Aletinin başı tamamen girmişti, ne yapacağımı bilemiyordum. Normal şartlarda yaşasaydım bunu pornolarda izlediğim gibi emip yalardım ve karşımdakinin tepkisini ve aldığı zevki ölçerdim ama şimdi emsem uyandığımı anlarlardı. Aletini yavaşça daha da derine soktu Can. Yavaşça sokup çıkarmaya başladı aletini. İnsanın kuzenine oral seks yapmaktan hoşlanması çok korkunç birşey olsa da, elimde değildi. Gittikçe ısınan ve sıcaklaşan bir alet ağzımdaydı, sadece beni yönlendirmelerini bekledim. Artık kuzenlerim Can ve Cem'indim ve yapabilecek birşeyim yoktu. " Oğlum ne kadar derin uyuyormuş ya. " dedi Cem. Sonra da " Çekil biraz da ben yalatıcam dedi. Sonra ağzım boşaldı bir anda. Tekrar yanağımda bir sertlik hissettim ama bu sefer daha büyüktü. Bu sefer elinin yardımıyla aletini ağzıma yönlendiren Cem idi. Ağzımı yavaşça açtım. Giremedi. Kocamandı. Devasaydı. " Of sikicem benimkini alamıyo Can. " dedi Cem. Bunu duyunca beni uyanık sanmalarını umursamadan kocaman bir şekilde açtım ağzımı ve Cem' in harika aletinin ağzıma girmesine izin verdim. Sanki ağzımda bir yumruk vardı. Artık hiç birşey umrumda değildi. Uyanık sanmamalarını düşünmeden Cem' in aletini emmeye başladım hareket ettirmeden. Bu arada Can da pijama altımı ve tangamı indirmişti ve amımı yavaşça yalıyordu bir kedi gibi. Cem iyice hızlanmaya başladı. " Of ben boşalıcam Can " dedi Cem. " Ağzına boşal kanka " dedi Can. " Öyle yapıcam " dedikten sonra, Cem' in inanılmaz kalınlıktaki aleti iyice boğazıma kadar girmeye başladı ve birden ağzımın içinde bir sıvı hisettim. Eskiden evcilik oynadığım kuzenim Cem, ağzımın içine boşalmıştı! Bu inanılmazdı. Ağzımda kalan sıvıları hemen yuttum. Garip ekşi-tuzlu gibi bir tat geldi ağzıma. Sonra Cem aletini ağzımdan çıkardı. Bacaklarımın arasındaki dil iyice hızlanmıştı. Az önce Cem in yaşadığı şeyi şimdi ben yaşamak üzereydim. Vücudum kasıldı. İyice azmıştım. Her tarafım titriyordu bir an içimde inanılmaz bir enerji hissettim. Doruktaydım. Boşalmıştım. Can yalamayı kesti boşaldığımı anlayınca ve Cem' inkinden küçük olan aletini getirip ağzıma dayadı. Hemen aldım ağzıma. Kendisi sokup çıkarmaya başladı. Boşalması uzun sürmedi. Döllerini yuttum yine. Cem inkilerden daha tatlıydı açıkçası hatta hoşuma bile gitmişti. İşi bitince Cem " Hadi oğlum gidelim artık çabuk. " dedi ve usulca gittiler.

#1. Alışverişte Yaptığım Şov..






Merhabalar 18 yaşında üniversiteye giden bir kızım. Sarı saçlı, hafif balık etliyim, gözlük ve diş teli taktığım için genelde sığ bakan kişiler güzel olduğumu söylemez ama bu pek de umrumda olmaz çünkü insanlarla pek iletişim halinde olmayı seven bir kız değilim. Hemcinslerimin aksine alışverişe çıkmayı hiç sevmem. Çünkü benim gibi balıketli biri için alışveriş cehennemdir. Bu olayın geçtiği gün ise annem alışverişe çıkıp yeni bir kaç elbise almamı, diğerlerinin çok eskidiğini ısrarla söylüyordu. Ben de araba kullanmış olurum en azından diyerek " Peki anne ver kartı gidiyorum." dedim ve kredi kartını ve araba anahtarını alıp sitemle çıktım evden. Alışveriş merkezine gelince kapalı otoparka koydum arabayı ve o son derece gereksiz bulduğum insan kalabalığının içine dalarak mağazaları gezmeye başladım. Bugün eve boş dönmemeliydim çünkü annemle tartışacak halim hiç kalmamıştı. Önce bir kot mağazasına girdim. Etraftaki modellere göz gezdirirken 24-25 yaşlarında bir eleman geldi ve yardımcı olabilirmiyim? dedi. Satış görevlileriyle konuşmak benim için alışverişe çıkmanın en sıkıcı yanlarından biriydi. Ne istediğimi onlara aktaramıyordum, çünkü ben de bilmiyordum tam olarak. Tabi dedim ve yeni bir kot pantalon almak istediğimi söyledim. Ne tarz aradığımı sordu. Ben de şunun gibi bir şey diyerek vitrindeki düşük bel bol kesim pantalonu gösterdim. Tabi çıkarayım dedi ve bedenimi sordu. İşte en nefret ettiğim kısımlardan biri gelmişti. Tam cevap verecekken 32 ya da 34 olur sanırım size dedi. Şaşırmıştım çünkü bedenim 38 hatta çok kilolu olduğum dönemde 40tı. Bu iltifat hoşuma gitse de yanlış bir beden denemek istemediğimden yok hayır 38 giyiyorum ben abarttınız dedim. Kaşlarını çatarak ah peki kusura bakmayın göstermiyorsunuz dedi ve 38 ini getireyim diyerek içeri gitti. İçimi garip bir his kaplamıştı, doğrusu böyle iltifatlara alışık değildim. Çalışan depoya gidince ben de mağaza içinde yürüyordum ki desenleri ve renkleri çok hoşuma giden tangalar gördüm. Bir kot mağazasında tanga ne arar diye düşünürken kasadaki bayan yeni ürünlerimiz onlar ilk kez iç çamaşırı çıkardık Mavi olarak, bence bir göz atın dedi. Yok teşekkürler diye cevap verdim çünkü tanganın bana yakışacağını açıkçası düşünmem çünkü kalçalarım geniş olmasada epey çıkık genetik olarak. Ardından önceki satış görevlisi elinde pantalonla geldi ve buyrun getirdim dedi. İlk kez suratımda mutlu bir ifadeyle deneme kabinlerine doğru yürüdüm. İçeri girdim ve eşofmanımı yavaşça çıkardım ve kotu giydim. Düğmelerini kapattım ve aynaya döndüm. Pantalon belimde durmuyordu ve düşüyordu. Çok garipsedim bir anda ve epeydir tartılmadığımı farkettim. Sanırım kilo vermiştim! Garip mutluluğum sürdü ve deneme kabinin kapısını açında karşımda gördüm satış elemanını. Nasıl oldu diyince t-shirtimi hafifçe yukarı kaldırdım ve düşen pantalonumu akabinde içimdeki mor çamaşırı sergilemiş oldum. Sanırım bol dedi gülerek 36 sını mı getireyim 34 ünü mü dedi. Bende biraz bol olması hoşuma gidiyor 36 olsun diyerek gönderdim. Aynaya döndüm. Sanki karşımda ben yoktum. Kendimi ilk kez bu kadar beğeniyordum. Etrafta bu şekilde çamaşırımı sergileyerek gezdiğimi ve tüm erkeklerin beni nasıl arzulayacağını düşündüm bir an. Kıpkırmızı oldum. Tam düşüncelerim devam ederken satış görevlisi tekrar gelip 36 yı verdi ve siz deneyin ben burdayım dedi. Ben de peki dedim ve pantalonu aldım. Kapıyı kapattım ve 36 bedeni denedim. Bu da boldu ama belimden düşmüyordu sadece rahatlık sağlıyordu. Yine de çamaşırımın üst çizgisini, en azından rengini herkese ilan edercesine gösteriyordu. Kapıyı açtım ve içeri çağırdım elemanı. Bu nasıl diyerek t-shirtimi bu sefer daha yukarı, neredeyse sütyenime kadar çektim. Etrafta bir kişi bile olsaydı böyle davranamazdım, ama hafta içi okul saatinde alışveriş merkezi hep böyle bomboştu ve bunu ilk kez kullanıyordum. Bu sanırım daha iyi oldu dedi ve çok yakıştığını söyledi eleman. Ben de bilmiyorum biraz sakat duruyor düşücekmiş gibi dedim. Satış görevlisi bunun üzerine kemer takabilirsin emin olmak için dedi ve içeri gitti. Yokluğunu fırsat bilip hemen sütyenimi çıkardım ve çantama hızlıca attım. Satış görevlisi t-shirtimi bu kadar açmamdan cesaret almış olsa gerek, arkadan yaklaşarak kemeri ben t-shirtimi yukarıda tutarken kendisi taktı hafifçe çamaşarıma ve göbeğime dokunarak. Kemeri taktıktan sonra aynaya yan bir şekilde dönerek kendime profilden baktım kalçamın nasıl durduğunu görmek istedim pantalonda. Düşük bel bir pantalon olsa bile hala çok çıkıktı kalçam ve bu hoşuma gitmedi. Ben kendime yandan bakarken satış görevlisi de vücudumu süzüyordu ve birden sanırım bedeninizin büyük olması karnınızdan değil de kalçanızdan diyerek beni utandırdı. Ben de evet malesef aileden gelen bir miras benim için diyerek gülümsedim. Tamam bu hoşuma gitti benim dedim ve bir de içeride tshirt gömlek falan bakayım diye ekledim. Tabi yardım edeyim ben size dedi ve mağazanın içinde gezmeye başladık. Mağazada gezerken beyaz bir askılı gördüm ve denemek için aldım. Kilo vermiş olmanın gazıyla hemen Small boyunu seçtim tabiii. Biraz daha gezindim ve kapşonlu bir polar beğendim. Bordosunun tonu çok hoşuma gitti ve hemen aldım onu da. Tekrar soyunma kabinine gittik birlikte. Satış elemanı dışarıda beklerken ben t-shirtimi çıkardım. Eskiden epey kilolu olduğum için göğüslerim biraz iriydi. Ayna karşısında çıplak göğüslerime, düşük bel pantalonuma ve gözüken çamaşırıma bakarken kendime hayret ettim. Kendimi bu tür şeyler yaparken düşünmezdim açıkçası. Dar askılıyı giydim ve saçımı başımı düzelttikten sonra kapıyı açtım. İçeri girdi. Sütyenimi çıkardığım için göğüs uçlarım belli oluyordu hafifçe, farkedip farketmediğini merak ettim. Bence gayet güzel oldu dedi. Ben de bilmiyorumki ya biraz dar gibi geldi bana ama dedim. Sen bilirsiniz ama bence güzel bir şekilde sardı vücudunu dedi. Evet haklısın dedim ve bordo poları tutup kafama geçirdim o kabinden çıkmadan. Rengi gerçekten çok hoştu. Saçımı düzelttim ve aynaya bakarak evet bu gerçekten hoşmuş dedim. Sonra ben bunları alayım sanırım yeter bugünlük dedim ve bir anda polarımı çıkardım. Polar çıkarken yanına askılıyı da aldıı ve göğüslerimi açtı. Aceleyleymiş gibi ama aslında memnun bir ifadeyle askılıyı aşağı indirip göğüslerimi kapadım ve ay diyerek güldüm. Satış elemanı da güldü ve ben dışarıda bekleyeyim siz ürünleri verirsiniz kasaya geçeriz dedi. O an kapıyı kilitleyip pantalonunu çıkarsaydı hiçbir itiraz etmeden ona kendimi verirdim ama orada çalışan olduğu için bu cürete kalkışmadı ve dışarıda bekledi beni. Üzerimdekileri çıkardım ve gelirken giydiğim kıyafetleri giyerek dışarı çıktım. Birlikte kasaya gittik, kasanın oradaki tanga reyonuna tekrar biz göz attım ve sevdiğim sarı bir tangayı da alacaklarım listesine ekledim, ödemeyi yaptım ve eve döndüm. Akşam satış elemanı, kredi kartımdan ismimi görüp beni facebooktan eklemişti. Kabul ettim. Konuşmaya başladık ve bir yandan profilini incelerken ilişkisi olduğunu öğrendim. Kendi kendime ah şu erkekler.. diyerek güldüm ve mesajlarına cevap atmadım o zamandan beri.

Giriş!

Bu özet kullanılabilir değil. Yayını görüntülemek için lütfen burayı tıklayın.