
Tekrar merhaba okuyucular, şimdi size 18 yaşında benim gibi hormonları fazla çalışan ve cinsel kimliğini keşfeden bir genç kızın gününü anlatacağım. Güneş ışığı..Sabah olmuş olmalı. Cep telefonuma bakıyorum, saat 09.12. Yataktan kalkıyorum. Aynaya bakıyorum. Saçım başım dağılmış. Sabahları duşa girmek çok zor geliyor olsa da artık alıştım. Banyoya gidip yüzümü yıkıyorum ve t-shirtimi çıkarıp beyaz sütyenimi geçiriyorum göğüslerime. Gece yatarken sütyensiz yatmak daha çok hoşuma gider. Önce mutfağa doğru yürüyorum, babam annem ve kardeşim kahvaltı yapıyor. Rejim yaptığım için onlar gibi ekmekli ballı kahvaltı yapmamalıyım. Günaydın dedikten sonra meyvelerin olduğu kaseye yöneliyorum. Bir kırmızı elma alıyorum, sert ve küçük olanlardan. Sonra elim elmanın yanındaki muza gidiyor. Onu da alıyorum. Mutfaktan çıkarken annemin kızım kahvaltını yap bağırışlarını duymamazlıktan geliyorum. Odama girip kapımı kapayıp, bilgisayarımı açıyorum. Ders programıma bakıyorum. İlk dersim 2 saat sonra. Acele etmeme gerek yok, güzel. Facebook' uma bakıyorum. Sıkıcı. Telefonuma bir mesaj geliyor. Komidinime gidip bakıyorum. Ekinden gelmiş. Benimle aynı okulda okuyan ve apaçık bir şekilde benden hoşlanan arkadaşım Ekin. Mesajda " Derse gelicek misn? " yazıyor. " Evet orda görüşürüz :) " yazıp cevaplıyorum. Sevdiğim şarkılardan birini açıp elmamı yiyiyorum. Sıra da muzda. Muz diri ve kalın. Çürük değil, bembeyaz. Elimi muzun üstünde gezdirdikçe içimi garip bir his sarıyor. Parmaklarımla muzu sarıp okşamaya başlıyorum. Yavaşça muzun kabuğunu soyuyorum ve ağzımı açıp içine yerleştiriyorum. Mmmm. Acaba Ekin'in aleti bu muz kadar kalın mıdır, merak ediyorum. Gözlerimi kapayıp muzu yalamaya başlıyorum. Ne kadar alabileceğimi merak ediyorum ağzıma. Bir nokta belirliyorum ve oraya kadar gelmeye çalışıyorum. Yavaş yavaş ağzıma sokup çıkarıyorum. O noktaya ulaşınca biraz daha ileride bir nokta seçiyorum. Tekrar deniyorum. Evet, yapabiliyorum. Bu sefer iyice ileride bir nokta seçiyorum kendime. Muzu iyice ağzıma daldırıyorum. Boğazıma değdiğini hissediyorum. O noktaya gelemiyorum. Tekrar alıyorum. Az daha gelecek oluyorum. İçimi çok garip bir heyecan kaplıyor. Bir süre sonra, bir muza oral seks yaptığımı farkedip kendime geliyorum ve az önce yaladığım muzu yiyip duşa girmek üzere banyoya giriyorum. Beyaz t-shirtimi çıkarıp yere atıyorum. Ardından pijama altımı çıkarıyorum, t-shirtin yanına savuruyorum. Üstümdeki beyaz sütyeni çıkarıp göğüslerimi serbest bırakıyorum. Sonra da altımdaki siyah tangayı yavaşça çıkarıyorum. Çıplak vücuduma aynada biraz baktıktan sonra duşa giriyorum. Suyu açıyorum ve aniden kafamdan aşağı dökülmeye başlıyor soğuk su. Soğuk suyla duş almaya bayılırım. Soğuk suyun etkisiyle göğüs uçlarım sertleşiyor. Gözlerimi kapatıyorum ve bu duşta tek olmadığımı farzediyorum. Anlık görüntüler geliyor zihnime. Yapmamalıyım, bunları düşünmemeliyim. Düzgün bir kız bunları düşünmez. Elime şampuanı boşaltıp saçıma sürüyorum, yıkıyorum. Ardından sabunu life sürüyorum ve lifi vücudumda gezdirmeye başlıyorum. Lifin göğüs uçlarımın üstünden geçerken yarattığı his inanılmaz. Göğüslerimi lifliyorum ama yetmiyor. Elimi de işin içine katıyorum ve göğüslerimi avuçlamaya başlıyorum. Çok hoşuma gidiyor bu. Daha sonra lifi daha aşağılara getiriyorum. Bacaklarımın arasını temizlemek için daldırıyorum lifi. Kaşır gibi hızlı hızlı lifliyorum amımı. Sonra kenardaki pembe jiletimi alıyorum ve amımı tıraş etmeye başlıyorum. Pürüzsüz bir hale getirdikten sonra suyu açıyorum ve gözlerimi kapatıp suyun beni temizlemesini bekliyorum. Gözlerimi kapatınca aynı görüntüler tekrar geliyor gözümün önüne. Az önceki muz, bir erkeğin aleti de olabilirdi. Herhangi bir erkeğin. Belki okulda bir öğretmenin, beni bir arkadaşımın, belki bir kız arkadaşımın babasının, belki bir taksicinin, belki sitedeki güvenliğin, belki Ekin'in... Bir aleti ağzıma aldığımı düşündükçe azıyorm. Sol elim yavaşça aşağı indi ve okşamaya başladı pürüzsüz amımı. Sağ elim ise göğüslerimden birini okşuyor. Hem göğsümü hem de amımı okşuyorum. Yukarıdan gelen duş epey ses yaratsa da iniltilerimi kontrol etmeliyim, çünkü çok ses çıkardığımı daha önce kardeşimin beni yakalamasından biliyorum. Devam ediyorum kendime dokunmaya. Gözlerimi kapatıyorum sımsıkı. Görüntüler. Görüntüleri işimi kolaylaştırıyor. Azıyorum. İstiyorum. Herşeyi yapmaya hazırım şuan. Doruğa yaklaşıyorum. Gelmek üzereyim. Derken babamın kapıya vurması ve duyduğum " Başak! Kızım ben çıkıyorum seni de bırakayım istersen. " sesi her şeyi mahvediyor. Duruyorum. " Hayır baba ben kendim giderim, sağol " diye cevaplıyorum. Nefes nefese bir şekilde bekliyorum suyun altında. Dağılan konsantremi toplamam çok uzun sürer, derse geç kalırım diyip söylenerek çıkıyorum duştan. Saçıma bir saç havlusu, vücuduma ise bir vücut havlusu sarıp çıkıyorum duştan. Kardeşim karşımda. Benden 2 yaş küçük bu oğlan acaba beni istiyor mudur. Ablasına nasıl bakıyordur. Bunları merak ediyorum ama cevabını duymaya korkuyorum. Hiç bir şey demeden devam edip odama giriyorum. Kapımı kapatıyorum. Havluyla vücudumu kuruladıktan sonra çekmecemi açıyorum. Yeni aldığım dantelli siyah sütyeni çekiyorum ve giyiyorum. Siyah saçlarımla iyi uyuşacağını düşündüğüm için almıştım geçen hafta. Altına ise dantelli transparan siyah tangamı giyiyorum. Bunları aldığımı öğrenince annemin vereceği tepki beni güldürüyor. Onaylacağını sanmam, ama umrumda da değil pek. Üstüme beyaz bir askılı giyiyorum. Altıma düşük bel kot pantalonumu geçiriyorum ve ayna karşısında tangamın ne kadar gözüktüğünü kontrol ediyorum. Çamaşırımın tanga ve transparan olduğunu belli edecek kadar gözüküyor, bu hoşuma gidiyor. Saçlarımı kurutmak için banyoya geri gidiyorum. Saçlarımı kurutuyorum, tarıyorum ve fön makinasıyla fön çekip düzleştiriyorum. Düz siyah saçlarım omzuma inecek kadar uzunlukta. Saate bakıyorum. Çıkmam gerek. Odama gidip çantamı, cep telefonumu ve araba anahtarını alıp, askılımı iyice yukarı çekip annemle vedalaşıp evden çıkıyorum. Otoparka inerken tekrar askılımın ön kısmını aşağı çekip sütyenimin gözükmesini sağlıyorum. Babamın, okulumu burslu kazandığım için aldığı beyaz Audi A3 arabama yaklaşıyorum, kapısını açıyorum ve içine oturuyorum. Emniyet kemerimi, göğüslerimi ortalayacak ve gözükmelerini sağlayacak şekilde takıyorum. Siteden çıkarken güvenlik iyice yavaşlıyorum, güvenlik görevlisinin göğüslerime iyice baktığına emin olduktan sonra çıkıyorum. 20 dakikalık bir yolculuktan sonra okuluma varıyorum. Okuldan girerken ki güvenliklerin de sitedekiler kadar dikkatli olup göğüslerimi farketmesi hoşuma gidiyor. Dersimin olduğu binaya parkedip, içeri giriyorum. Sınıfımı buluyorum ve aceleyle Ekin' in yanına oturuyorum. Geç kalmadım, harika. Ekin naber diyip öpüyor yanağımı. Ben de karşılık veriyorum. 1 saat boyunca ders dinleyip sıkılıyoruz birlikte. Ders bitince yemek yemeyi teklif ediyor Ekin. Kabul ediyorum hemen. Odasına gidiyoruz birlikte. Yolda kafamdan bir sürü düşünce geçiyor. Ağzıma girmesini istediğim şey aslında yemek değil, ama Ekin bunu düşünemez. O iyi çocuklardan. Belki yeterince cesaretlendirirsem.. diye düşünüyorum. Odasına varınca içeri kendimi atıyorum. Yemek söylemek için bilgisayarını açıyor Ekin, ben de yerdeki büyük minderde oturuyorum. Yemek söylüyoruz. O sandviç ben salata söylüyorum. Ardından Ekin güzel bir müzik açıp yanıma oturuyor. Ve aniden kapı açılıyor. Gelen Ekin' in oda arkadaşı Ali. Sürekli küfreden, kirli sakalı olan, esmer ve iri bir çocuk Ali. Selamlaşıyoruz ve Aliyle muhabbet kurmak için " Biz hemen şimdi yemek söyledik Ali, sen de yemek istermiydin? " diye soruyorum. Belki Ali' ye yakınlaşmam Ekin' inde hamle yapmasına neden olur. " Hayır yavrum sağol " diyor Ali. Yeni tanıştığı biriyle böyle konuşması hoşuma gidiyor açıkçası. Doğal geliyor bana. Daha sonra " Çok uykum var ya. " diyip başımı ekinin omzuna yaslıyorum ve minderde yayılmış bir şekilde yatıyoruz. Eminim Ekin durduğu noktadan göğüslerimi rahatça görebiliyordur, yine de body mi çekiştirir gibi yapıp daha da açıyorum.Gözlerimi kapatıyorum ve Ekin' in kalbinin sesini dinliyorum. Gözlerimi Ekin' in yüzüne dikiyorum. Kızarmış. Heyecanlandı demek. Acaba aleti sertleşmiş midir. Bunu merak ediyorum ve görmek istiyorum. Esner gibi yapıp kollarımı açıyorum ve bacaklarının arasına koyuyorum. Bir şey hissedemiyorum, ya sertleşmemiş ya da çok küçük. Son hareketim Ekin' i iyice utandırıyor ve hızlıca minderden " Ah Başak bak sana çok komik bir video izleticem " diyip kalkıyor ve bilgisayarının başına geçiyor. Derin bir iç çekip kalkıyorum ve bilgisayara bakıyorum. Ekranın yansımasından Ali' nin arkadan bize baktığını farkettiğim gibi içgüdüsel bir şekilde eğilip pantalonumun daha da düşmesine ve Ali' ye tangamı sergilemeye başlıyorum. Elimi Ekin' in omzuna atıyorum ve yanağımı yanağına dayıyorum. Bir yandan da Ekin' in hayvan, kaba ve kasıntı oda arkadaşına domalıyorum. Bir süre böyle muhabbet ettikten sonra telefon çalıyor ve yemeğin geldiğinin haberi geliyor. Ekin odadan çıktığı an Ali benden telefon numaramı istiyor, ben de seve seve veriyorum. Beni çaldırıyor, ve birbirimizi kaydediyoruz. Sonra Ali' ye yaklaşıyorum ve oynadığı futbol oynunu izliyorum. Elimi omzuna koyuyorum ve hafifçe masaj yapmaya başlıyorum. Gözlerimi bilgisayardan Ali' nin şortuna indirince ise bacaklarının arasındaki devasa canavarı görüyorum. Yutkunuyorum. Kocaman adeta. Biraz daha bakarken kapı açılıyor ve Ekin geliyor. Ellerimi Ali' nin omuzlarından çekiyorum ve mindere oturup Ekin' in yemeklerimizi getirmesini bekliyorum. Biz paketleri açarken Ali' nin telefonu çalıyor ve yemek almak için aşağı iniyor. Ekin yanıma oturuyor. Salatamı açıyorum, ve yemeye başlıyorum. Ekin de sandviçini yemeye başlıyor. Ardından Ali geliyor, sandalyesine oturuyor. Buraya gelsene Ali ya diyorum ve Ekin' e iyice yaklaşıp Ali' ye yer açıyorum. İkisinin arasında sıkışmış bir şekilde oturup salatamı yiyorum. Yanlışlıkla bir mısır göğüslerimin arasında düşüyor. Ekin de Ali' de bunu farkediyor ve üçümü gülmeye başlıyoruz. Salatamı bırakıyorum ve elimi göğüslerime sokup mısırı arıyor gibi yapıp göğsümü arıyorum. Buna ikisi de şaşırıyor. Bildikleri kızlardan değilim, onların da hoşuna gidiyor, Ekin bunu göstermekte çekingen olsa da, Ali' nin yüzündeki gülümsemeden hoşuna gittiği belli. Çok abartmamış olmak için yeterince eğlendikten sonra elimle mısır tanesini çıkarıyorum. Salatamı bitirince etrafıma bakınıyorum. Ali, elindeki dürümü gösterip " Başak doymadıysan benimkini yiyebilirsin. " diyor. Bu kelime oyunu hoşuma gidiyor ve Ali' nin gözlerinin tam içine bakıp " Seninkini yiyemem ya çok büyük Ali. " diyorum ve Ali' ye anlamlı bir şekilde gülümseyerek tuvalete gidip elimi yıkıyorum. Sonra arkamdan Ekin tuvalete giriyor ve elini yıkıyor, " Hadi Başak derse geç kalıcaz " diyerek ayakkabılarını giyiyor. Ben de ayakkabılarımı giyiyorum, çantamı alıyorum ve çıkıyoruz. Yolda " Of ya cüzdanımı unutmuşum, hemen odaya dönüp alıyım " diyorum Ekin' e. Ekin de benimle gelme konusunda ısrar ediyor ancak ikna ediyorum. O derse giderken benim de az sonra ona katılacağımı sanıyor. Odaya dönüyorum, direk kapıyı açıp giriyorum. Ali üstünü çıkarmış bir şekilde oyununa devam ediyor. Beni görünce şaşırıyor. İçeri giriyorum, kapıyı kapatıyorum." Ya ben küpemi düşürmüşüm de " diyip odanın ortasında domalıp olmayan bir küpeyi arıyorum. " Yardım edeyim sana " diyerek arkama yapışıyor ve belimden kavrıyor beni Ali. Hayvani büyüklükteki aletini hissediyorum arkamda. Heyecanlanmış olsam da korkuyorum bir anda ve " Burada değil herhalde ya " diyerek ayağa kalkıyorum. Tam odadan çıkacakken Ali beni tutuyor ve duvara yapıştırıp " Bide buraya bak istersen Başak " diyerek şortunu indiriyor. Gördüğüm şeye inanamıyorum. Kalın ve uzun, kara renkli bir penis karşımda duruyor. Bileklerimi duvara bastıran Ali' nin gözlerinin içine yalvarırcasına bakıyorum. Gözlerim doluyor. " İstediğini biliyorum Başak, ben o köpek yavrusu Ekin' e benzemem, böyle dolaşırsan ortalıkta sana istediğini veririm, ama benim istediğim şekilde. " diyor. İstediğimin bu olup olmadığına emin değilim. Bu şekilde olmamalı en azından. Biraz çırpınıyorum. Nafile. Çok güçlü. Hayvan gibi. Herşeyiyle tam bir hayvan Ali. Bu hayvanı sakinleştirmenin bir yolunu bulmalıyım. Ellerini göğüslerime atıp sabah duştayken benim yaptığımı şimdi kendisi yapıyor göğüslerime. Body mi çıkarıyor üstümden. Duvara daha da sert itiyor beni. Bileklerim kızarıyor sertçe kavranmaktan. Pantalonumun düğmelerine yöneliyor şimdi hayvan. Açıyor ve çıkarıyor. Karşısında dantelli sütyenim ve transparan siyah çamaşır takımımla duruyorum. " Ali yapma nolur, bakireyim. " diyorum. Durumun ironikliğinin ben de farkındayım. Bu tavırlarla, bu çamaşırlarla istediğim her halimden belli. Ama bu şekilde olmaz. İlk seferimi bu şekilde yaşamak istemiyorum. Ali göğüslerimi öpmeye başlıyor ve sütyenimi çıkarıp göğüs uçlarımı yalıyor. Bileklerimi bırakmıyor bu sırada. Beni bir köpek gibi kavrıyor. Evcil bir hayvanıyım adeta onun. Sonra dudaklarımı öpüyor. Sakalları yüzümü acıtıyor. Omuzlarıma basarak beni dizlerimin üstüne indiriyor. Saçımı tutup kavrıyor, diğer eliyle de devasa aletini tutup suratıma vuruyor. Kırbaç gibi beni sikiyle dövüyor. Yanaklarıma değdiriyor sürekli aletini. Sonra ağzımı tutuyor ve bastırarak balık gibi olmasını sağlıyor. Sonra da aletini tutup ağzıma yönlendiriyor ve sokuyor. Karşımda Ali' nin kıllı göbeği, devasa siki ve topları duruyor. Gözümü kapatıyorum. Sabahki muzu düşünüyorum. Ali: " Hadi lan yalasana kaşar! " diyor. Aklıma bir fikir geliyor. Bir kadının zekasının ne kadar korkutucu olduğunu tekrar farkediyorum ve planımı uyguluyorum. " Ah tamam, çok büyük bu Ali, harika. " diyorum. Ali şaşırıyor. Bir elimle aletini kavrayıp diğeriyle bacağını tutuyorum ve yalamaya başlıyorum. Ağzıma sokup çıkarıyorum sürekli. Gözlerimi açmıyorum hiç, bu canavarın değil de çekingen flörtüm Ekin' in olduğunu düşünüyorum bu sopanın. Pornolarda gördüğüm şekilde yalıyorum Ali' nin sikini. Sonra iyice hızlanıyorum. Ali' nin gözleri kayıyor. Beni sikmemesi için tek şansım, onu şimdi boşaltmak. Yoksa çok geç olacak. İyice hızlanıyorum. Yalıyorum ve emiyorum. Ali'nin vücudu kasılıyor, saçımı iyice çekiyor ama durmamalıyım, durmam için başımı tutmaya çalışıyor ama devam ediyorum ve onu bitiriyorum. Ağzımın içini dölüyle dolduruyor ve rahatlama sesleriyle sandalyesine yığılıyor. Ben de ağzımdaki sıvının tümünü yutuyorum ve çantamı alıp oradan hemen çıkıyorum. Sınıfa gidince Ekin' in yanına oturuyorum ve " Nerede kaldın Başak ya? " sorusuna, " yolda bir arkadaşı gördüm de konuştuk biraz. " diye cevap veriyorum.